Eski Yunan ve Roma Medeniyeti’nde Takı Sanatı

Eski Yunan’da takı çok özel günlerde seyrek olarak kullanılırdı. Genellikle hediye amaçlı ve kadınlar tarafından güzelliklerini ve sosyal statülerini göstermek için kullanılırdı. Takı ve aksesuarların sahibini “nazar”dan ve kötülükten koruduğu veya sahibine doğaüstü güçler kattığı düşünülürdü. Ayrıca dini sembol olarak da insan hayatında yerini almaktaydı. Daha eski zamanlardan kaldığı düşünülen takı ve aksesuarların tanrılara adandığı tahmin edilmektedir.
Eski Yunan’da da takı ve aksesuarlar ölen kişiyle beraber gömülüyordu. Ama burada amaç Eski Mısır’daki gibi ölen kişinin eşyalarını ölümden sonraki yaşamına götürmesi için değil, ölen kişiyi onurlandırmaktı.


Eski Yunan Medeniyeti’nde  Takı Sanatı
     
Eski Yunan’da takı çok özel günlerde  seyrek olarak kullanılırdı. Genellikle hediye amaçlı ve kadınlar tarafından  güzelliklerini ve sosyal statülerini göstermek için kullanılırdı. Takı ve  aksesuarların sahibini “nazar”dan ve kötülükten koruduğu veya sahibine doğaüstü  güçler kattığı düşünülürdü. Ayrıca dini sembol olarak da insan hayatında yerini  almaktaydı. Daha eski zamanlardan kaldığı düşünülen takı ve aksesuarların  tanrılara adandığı tahmin edilmektedir.
     
Eski Yunan’da da takı ve aksesuarlar  ölen kişiyle beraber gömülüyordu. Ama burada amaç Eski Mısır’daki gibi ölen  kişinin eşyalarını ölümden sonraki yaşamına götürmesi için değil, ölen kişiyi  onurlandırmaktı.

Eski Roma’da Takı Sanatı
     
Romalılar, takı ve aksesuar yapımında  Avrupa kıtasındaki zengin kaynaklardan faydalanabiliyorlardı. Altın  kullandıkları gibi, bazen bronz ve daha eski zamanlarda da cam boncuklar ve  inci kullandıkları da görülmektedir. Yaklaşık 2000 yıl kadar önce Sri Lanka’dan  safir ve Hindistan’dan elmas ithal ettiler. Romalıların yönetimindeki  İngiltere’de, fosilleşmiş ağaç kabukları mücevher parçalarına dönüştürülüyordu.
     
Eski Yunan’da olduğu gibi Eski  Romalılar’da da takının nazardan korunma amaçlı kullanıldığı görülmekteydi.  Kadınların değişik çeşitte mücevher kullanmasına rağmen erkekler sadece yüzük  takabiliyordu. Hem erkekler hem de kadınlar yontulmuş taştan yüzük takıyorlar  ve bunları önemli belgelerde mühür olarak kullanabiliyorlardı. Bu gelenek Orta  Çağ kral ve asilleri tarafından da devam ettirildi.

Eski Roma Medeniyetinde Giyim

Romalıların giysileri Yunanlılar'ınkine çok benzerdi Fakat Romalılar himation yerine îoga giyerlerdi Bu yarım daire biçiminde kesilmiş bir kumaştı, sol omzu örtecek biçimde vücuda sarılırdı Genellikle kalın beyaz pamukludan yapılırdı Togayı toplumda saygınlığı olan erkekler giyer, senatörlerin toga-sının kenarında mor bir şerit olurdu İşçiler ve askerler sağ omzu bir broşla tutturulmuş olan kısa tunikler giyerlerdi Askerler kafalarını madeni miğferlerle korurlardı Romalı kadınlar tuniklerinin üzerine yere kadar uzanan bir giysi geçirirlerdi

Roma İmparatorluğumun ilk yıllarında Önemli kişiler beyaz giyerlerdi Daha sonra kırmızı ve mor moda oldu Giysiler iyice gösterişli olmaya başlamıştı Dokumalara altın iplik karıştırılırdı Jüstinyen döneminde İranlı keşişlerin Avrupa'ya ipekböceğini getirmesiyle tunikler ipekten dokunmaya başlandı Yoksullar koyu renk giyerlerdi

Roma İmparatorluğu doğuya doğru yayıldıkça, giysilerin şatafatı arttı
Kuzeyden gelen istilacı kavimler pantolon giyiyordu Daha sonraları pantolon, tunik ve pelerinle birlikte giyilmeye başlandı Ayaklara yün çoraplar giyilir, kordonlarla önden arkadan çaprazlama bağlanırdı

. Antik dönemde erkekler de kadınlar gibi uzun saçlı olmuşlar Büyük İskender'in başlattığı tıraş modasına değin sakal bırakmışlardır. Zira Büyük İskender savaş ânında düşmanların askerlerin sakallarına yapışıp bırakmaması endişesi taşımıştır. Eski Yunanistan'da şehre ya da eve gelen misafirlere sıcak banyo sunmak ve banyo sonrasında hoş kokulu yağlar ikram etmek bir gelenek hâline gelmişti.